Dünya Devleti Olmak
Bir ülkenin dünya kültürüne herhangi bir katkısı yoksa, ne askeri gücü, ne zenginlikleri, ne satın alma gücü, ne de stratejik konumu onu bir dünya devleti yapmaya yetmez. Ülkemizin gelecekte varlığını sürdürebilmesi ve bir dünya devleti olabilmesi için yaşanmakta olan değişimlere ayak uydurması, dünyadaki gelişmelere bilimsel ve kültürel katkıda bulunması ile sağlanır.
Türkiye’nin bölgesinde güçlü, dünyada söz sahibi etkin bir ülke haline gelebilmesi için orta ve uzun vadeli hedefler belirlenip gerekli politikalar oluşturularak hemen uygulamaya konulması gerekir. Belirlenecek politikalar sadece askeri ya da ekonomik konularda değil bilim, teknoloji, kültür ve sanat alanlarında da belirlenmelidir. Aksi halde geçici bir güç ve etkinlik sağlanmış olur. Bu tür etkinlikler ise kriz dönemlerinde yıkılıp yerlerini başkalarına bırakmaktadırlar. Tarihte örnekleri görüldüğü gibi sadece askeri ya da siyasi güce dayalı olarak kurulan hakimiyetler kısa zamanda yerlerini başkalarına bırakmışlardır.
Kültür ve Değişim
Kültür, bir insan topluluğunun yüzyıllarca devam eden ortak yaşayışından doğan maddi ve manevi değerlerinin ve davranış tarzlarının bütünüdür.
İnsanoğlunun öğrenmek, yaşamak ve bir eser oluşturmak için gösterdiği gayretlerden meydana gelen kültür toplumsal bir birikimdir. Bu birikim kuşaktan kuşağa öğrenme yoluyla aktarılır.
Dünyada hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşanmaktadır. Yaşanan değişim ve dönüşüm kültürel değerlerin de dahil olduğu her konuda olmaktadır. Değişen dünya ve çevre şartlarına göre toplumlar hedeflerini gerçekleştirebilmek için kültürel değerlerinde sürekli değişiklik yapmak ve kendilerini yenilemek zorundadırlar. Başka kültürlerle beslenip geliştirilmeyen kültürler bir kabile kültürü olmaktan ileri gidememişlerdir.
Eğer bir kültür geliştirilmez ve tanıtılmazsa sürekli geliştirilen ve tanıtılan başka kültürlerin etkisi altında kalacaktır. Dünya üzerinde hakim kültürler bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin de etkisi ile diğer kültürler üzerinde etki yapmaktadırlar.
Kültür değerleri doğmatik olmayıp çağın ihtiyaçlarına göre değişmek zorundadır. Milli benliğimizi korumak için kültürel değerlerimizin yabancı kültürlere karşı muhafaza edilmesi ne kadar hayati bir önem taşıyorsa, kültürel değişim olgusu da o kadar önem taşımaktadır. Bu yüzden temel kültürel değerlerimizden sapmamak kaydı ile günün şartlarına göre kültürümüzü yenilemeli ve dünyadaki değişim ve dönüşümlere uyum sağlamalıyız.
Kültürel değişime etki eden unsurlar hem yerli hem de yabancı kaynaklıdır. Karşılıklı etkileşim altında olan kültürlerden sağlam temele oturan ve hayata yenilikler getiren kültürler diğerlerini etkisi altına alırlar.
Özellikle internetten sunulan veya uydu kanalıyla yapılan yayınlardan kaynaklanan kültürel etkileri kontrol altına almak son derece zordur. Kendi kültürünü dış etkilerden korumak konusunda titiz davranan Fransa, internet aracılığı ile yaşanan kültürel etkiyi sınırlandırmak amacı ile gerekli tedbirleri alma hazırlığındadır. Ülkemizde internet kullanıcılarının sayısı sınırlı olduğundan internet kanalıyla gelebilecek etkiler henüz kamu oyundan tepki almamaktadır.
DPT’nin Kültür ve Bilgi Politikaları
Devlet Planlama Teşkilatı ülkenin ekonomik, sosyal, ve kültürel planlama hizmetlerinin bir bütünlük içerisinde etkin, düzenli ve süratli olarak görülebilmesi için kurulmuştur. Devlet Planlama Teşkilatı bu görevini 1963 yılından beri Beş Yıllık Kalkınma Planları yaparak ve yıllık programlar hazırlayarak yürütmektedir.
DPT hazırlamış olduğu beş yıllık kalkınma planları ve yıllık programlarla ekonomik, sosyal ve kültürel konularda ülkemizin hedeflerini belirlemekte ve hükümetlere danışmanlık görevi yapmaktadır.
Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda “kültür”, insan gücü, istihdam, eğitim ve araştırma bölümleri altında paragraflar halinde yer almıştır.
İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda kitaplar, Eski Eserler ve Müzeler, Eski Türk Sanatı ve Türk folkloru, Sahne sanatları ve Müzik, Filmcilik, Radyo başlıkları altında durum tespiti yapılmış ve izlenecek politikalar ele alınmıştır.
Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda bir önceki dönemdeki gelişmeler, kültür araçları ve kültür faaliyetleri, uzun dönemli gelişme yönü, ilke ve tedbirler belirlenmiştir.
Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda kültür ve çalışma hayatı başlıkları altında kültür politikaları belirlenmiştir.
Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda ( 1985-1989) Eğitim, Milli Kültür, Bilim-Araştırma-Teknoloji ve Bilgi işleme başlıkları altında bilgi ve kültür politikalarına geniş ölçüde yer verilmiştir.
Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planındaki (1990-1994) kültür politikası V. Planla benzer politikaları içermektedir. Bilgi politikalarında ise Türk Toplumunun ihtiyaç duyduğu bilgilere sahip olabilmesi ve Bilgi Toplumu haline gelebilmesi için gerekli olan politikalar belirlenerek bilginin elektronik ortamda dağıtımını sağlayacak bilgi ve iletişim teknolojilerinin desteklenmesi hedeflenmiştir.
Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda (1995-2000) kültür politikaları eğitim reformu altında verilmiştir. Bilgi politikaları ise Bilgi Sağlama ve Kullanma başlığı altında verilmiştir. Bu dönem yapısal değişim ve dünya ile uyum sağlanmak üzerine planlandığı için bilgi politikaları konusunda da ülkemizin dünya ile bütünleşmesini sağlayacak politikalara yer verilmiştir.
I., II.,III., IV., ve V.nci dönem Beş Yıllık Kalkınma Planlarında kültür hizmetleri ve faaliyetleri kapsamına giren alanlar:
- Okumayı teşvik, yayınlar ve kütüphaneler
- Mimari, eski eserler ve müzeler
- Eski Türk Sanatları ve folklor,
- Sahne sanatları ve müzik,
- Sinema,
- Basın, yayın, radyo ve televizyon
Hizmetlerine destek verecek tedbirlerin alınması yönünde hedefler belirlenerek kültürün yurt içinde ve yurt dışında tanıtılması konusunda gerekli politikalar belirlenmiştir.
V.ci planda ilk defa dünyadaki gelişmelere paralel olarak bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelere yönelik politikalar belirlenmiştir.
VI. ve VII. Beş Yıllık Kalkınma Planlarında ise bilgi ve kültür politikalarında ağırlıklı olarak bilgi ve iletişim teknolojilerinden toplumun yeterince faydalanması, dünya ile bütünleşmemizi sağlayacak ulusal bilgi altyapısının oluşturulması yönündeki politikalara ağırlık verilmiştir.
Devlet Planlama Teşkilatı Beş Yıllık Kalkınma Planlarında kültür ve bilgi konusunda gerekli politikaları belirlemiştir. Bu politikalar çerçevesinde kültürel değer ve etkinliklere getirilen teşvik tedbirleri ve ayrılan kaynaklarla kültür konusunda yeterli olmasa da bazı gelişmeler sağlandığı bilinmektedir. Bilgi ve iletişim konusunda ise gelişmiş ülkelerle aramızda olan mesafe kapatılmaya çalışılmaktadır.
Kültürün Gelişmesinde Devletin Rolü
Medeniyet çeşitli kültürel değerlerin birleşiminden oluşan evrensel bir değerdir. Her millet medeniyete yaptığı bilimsel ve kültürel katkı oranında itibar görmekte ve önemsenmektedir.
Bu gün yaşanmakta olan hızlı değişim süreci devlete yeni bir sorumluluk yüklemektedir. Devlet, milletine içinde bulunduğu medeniyetin gerektirdiği asgari şartları sağlamak zorundadır. Devletin yapması gereken, kültürümüzün geliştirilip yayılması, toplumun refahının sağlanması, bilimsel bilgi üreten araştırmacı, yenilikçi, girişimci insanların yetiştirilmesi ve medeniyete katkı sağlanması için gerekli altyapının ve hizmetlerin sunulmasıdır.
Bu amaçla devlet tarafından;
- Her türlü sanat faaliyetleri teşvik edilmeli ve geniş kitlelere yayılmalıdır.
- Bilimsel araştırmalar başta olmak üzere bilgi üreten ve geliştiren faaliyetler teşvik edilip desteklenmelidir.
- Kültürün ve bilginin yayılması yeni teknolojilerinden de faydalanarak kitlelere duyurulması sağlanmalıdır.
- Kültürün yaygınlaştırılmasında önemli bir yer tutan kütüphaneler sadece kitap, süreli yayın gibi basılı eserleri sunan mekan olmalarının yanında, okuyucuya tüm dünyadaki bilgileri sunacak internet kütüphaneleri haline getirilmelidir.
* Hasan Çoban, Uzman, Devlet Planlama Teşkilatı, (Makale 17-04-1998’de hazırlanmıştır)